Orhan Özekinci
Gönlüme göre verme aşkı Rabbim / Çünkü aşkınla kimseyi sevmedim
| Ahmet Selçuk İlkan'la Dünden Bugüne |
|
|
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE ASİ O: Merhaba Ahmet abi...Bu söyleşiye başlamadan önce, sürç-i lisan edersek affola. Sizden, çevrenizden ve katıldığınız programlardan konuşacağız. İlk sorum, şiirden para kazanıyorsunuz. Çoğu şair, ilgisizlikten dolayı sefil bir hayat yaşıyor. Siz, gereken değeri gördüğünüze inanıyor musunuz? Şarkı sözü verdiğiniz insanlar, gereken vefayı gösterdi mi size? ASİ:- Aslında bu konuda en muzdarip şairlerden birisi benim. Bize gösterilmesi gereken en masum vefa, telif haklarımızdı. Ancak, en ufak telif hakkı alamadık yıllar boyu. Çoğu eserlerimiz çalındı, çırpıldı. Vefasızlık, sanatımın birinci yılından otuzuncu yılıma kadar bırakmadı beni. Şarkı sözü verdiğimiz şarkıcılardan da, değil vefa; bir kez adımızı bile anmadılar.
O:- Almanya’da başlayan eğitim serüveni, Türkiye’de sonuçlandı. Almanya’da uzun yıllar kalmanın sana ne gibi katkıları oldu abi? Ayrılıkların şairi olman, sılandan uzakta olmandan mıdır? ASİ:- Tabii ki alt zeminde vardır muhakkak. Gurbetçi olmanın verdiği sıla hasretiyle, Almanya’da geçirdiğim yıllarda, içimde ki acıyla şiirler yazmaya başladım. Çoğu şiiri Türkiye’ye gönderdim bestelenmesi için. Baktım ki oradan buraya o işler olmuyor, bir gece uçağa atladım geldim. O günden 80’lerin piyasasında iyi bir yer edindiğime de inanıyorum. O dönemden bugüne, Türkiye’ye damgasını vurmuş bir çok şairle tanıştım.
O: -Çoğu zaman sizin arkanızdan sanatınız hakkında kulis yapan çok oluyor. Şiirden ziyade, şarkı sözü yazdığın konusunda bir düşünce var. Bunun için ne dersin? Mastikanın sözlerini hangi kategoriye koymamız gerekir? ASİ:- Meyveli ağaç taşlanır demişler. Bende farkındayım arkamdan söylenenlerin. Hepsine dönüp cevap vermek yerine, şiirlerimi şarkılarımı onlara ithaf ediyorum. Onlar beni okudukça, beni anlayacaklardır. Şimdi değerimi anlamıyorlar. Birçok şair gibi benim de değerim ölünce anlaşılacaktır. En yakın dostlarıma bunu söyledim, şimdide sana söylüyorum Orhancım. Benim ve şiirlerimin değeri, kara toprağın altına girince anlaşılacaktır.
O: -Çok destek verdiğiniz ama sana vefasızlık eden üç isim söyler misin bize? Pişmanlıkların oldu mu şarkı sözü verdiğin kişiler hakkında? ASİ:- Dediğim gibi Orhancığım, bu konuda en yaralı şair benim. Keşke üç isim yetebilseydi vefasızlar hakkında. 2007 yılında Murat Başaran’ın “Sana Ölürüm” adlı şarkısı yılın şarkısı seçilmişti. O şarkıya ruh veren isim bendim. Murat Başaran, başarısı hakkında herkese teşekkür etmesine rağmen, beni es geçti. Adımı mırıldanmadı bile. Aynı şekilde Mahsun Kırmızzıgül ve daha niceleri.
O: - Bildiğin üzere, değerli sanatçı Uğur Işılak’la aynı sınıftayız Oda yıllar sonra, Türk Dili ve Edebiyatı okumanın sevincini yaşıyor. Yakın tarihte, onun yaptığı televizyon programına katıldınız. Uğur abi hakkında düşüncelerin nelerdir? Tanışıklığınız nereden? Bize biraz ondan bahseder misiniz? ASİ:- Yıllar önce Fatih Kısaparmak’ın albümünü yapıyorduk. O dönemde Uğur, bestelerini Almanya’dan gönderiyordu. Orada tanıştık. Daha sonra, Türkiye’de birkaç yerde birbirimize rastladık. Uğur Işılak, gerçekten çok efendi bir insan.
O: - Alişan ve Çağla Şikel’in programında tatsız bir durum oldu. Ahmet Selçuk İlkan’ın şahsına yapılan bir terbiyesizlik olarak düşündünüz bunu. Saatlerce orada olmanıza rağmen, gereken ilgiyi göremediniz. Bunun için bir özür dilediler mi sizden? (Şunu da hatırlatırım ki, İbo Show’da da aynı ilgisizlikle karşılaştınız, neden orayı terketmediniz? Acaba Alişan’ın programında bizim görmediğimiz şeyler mi oldu?) ASİ:- o gün ekranlardan ne görüldüyse o oldu. Beni çağırmalarının sebebi, şiirlerimle programa renk katacaktım. Ancak masa süsü gibi orada kaldım durdum. Zaman epey geçmesine rağmen, tek bir şiir bile okutmadılar. Bende Ahmet Selçuk İlkan’ın bekçiliğini yapan birisi olarak, orada durmanın doğru olmadığını düşündüm. İbo Show’da da, aslında dediğin gibi çok büyük ilgisizlik olmadı. En azından iki şiir okudum. Alişan’ın programında o bile olmadı. Yapılan bana ve sanatımadır.
O: - Türk edebiyat tarihi, gerçek şairlerin gerçek sanatçıların boy gösterdiği bir platform. Sizce, 50 yıl sonra Ahmet Selçuk İlkan ismi hala okunacak mı? ASİ:- Bakalım zaman neyi gösterecek. Ama şunu söylemeliyim ki, 30 yıl önce yazdığım şarkılar bugün hala gündemdeyse, demek ki 50 yıl sonrada gündem de olacaktır. Benim amacım, 50 yıl sonraya kalmak değil, asırlar sonrasında bile hala okunabilmektir. Bunun içinde, çok emek verdiğimi düşünüyorum. Bunun karşılığını elbette tarih verecektir.
O: - Merak edilen başka bir soru daha. Şairliği bir meslek edindiğiniz aşikar. Bunun yanında başka işlerle iştigal ediyor musunuz? ASİ:- Almanya’da mimarlık eğitimi gördüğümü biliyorsun. Birkaç kez mimarlık işini denedim, ticarete atıldım. Ama bu işlerde başarılı olamadım. Şairlik benim varoluş sebebim. Zaten gittiğim programlar benim çok zamanımı alıyor. Başka bir işe fırsatım kalmıyor. Birçok üniversiteye, liseye, televizyon programlarına, radyo programlarına katılıyorum. Yılın belli zamanları imza günleriyle geçiyor.
O: -“Sen göz yaşlarınla ağlarken, benim içim hep kan ağladı …” Bu dize üzerine öyle bir söz söyle ki abi, o söz üzerine bir daha söz söylenemesin... ASİ: - Bu güzel söz üstüne nasıl söz söylensin. Söz üstüne söz söyleyemem ben. Aşk üstüne aşk olmazsa, kelam üstüne kelam olmaz.
O: - Son sözünüz. Değerli okuyucularımıza söylemek istedikleriniz vardır muhakkak. ASİ: - Öncelikle çok teşekkür ederim Orhancığım bu güzel söyleşin için. Fatih Üniversitesinde aldığım bu yılın şairi ödülü cidden beni çok sevindirdi. Geleceğin teminatı siz gençlerin beni buna layık görmeleri, yüreğimi büyük bir sevince boğuyor. Son sözlerimde, şiirlerime başlarken ki ilk sözlerim olsun; Ben ayrılıkların şairi Ahmet Selçuk İlkan - Orhan Özekinci |
